Sarıçam (Pinus sylvestris)

Pinaceae (çamgiller) familyasından Avrupa'nın hemen her yerinde, Kafkaslar, Sibirya ve Kuzey Asya'da yayılış gösteren çam türü.

Adını, levhalar halinde ayrılan gövde kabuğunun tilki sarısı renginden alır. Narin gövdeli, sivri tepeli ve ince dallı bir ağaçtır. Yetişkin bireylerinin boyu 40 metreyi aşar. İğne yaprakları ikili, mavi-yeşil, kıvrık, sık dizilmiş, genellikle 4-5 cm uzunkukta, uçları sivri, genellikle 2-3 yıl, nadir olarak da 4-5 yıl ömrü vardır. Kozalakları mat gri-kahverengi, konik, kısa veya uzun saplı uçları aşağıya doğru yönelmiş, tek veya 2-3'ü bir arada, 3-7 cm uzunluk ve 2-4 cm genişliktedir. Tohumları gri veya siyahımsı yumurta biçimindedir.

Uygun yerlerde hızlı gelişir. Soğuk iklim ve rüzgarına karşı dayanıklı, bol güneş ister. Kumlu ve killi topraklarda gelişebilir.

Göknar (Abies)

Pinaceae (Çamgiller) familyasından Abies cinsinden iğne yapraklı ağaç türlerine verilen ad. Kuzey yarımkürede mutedil (ılıman) iklim bölgelerinin, yüksek dağlık kesimlerinde ve Kuzey Afrika, Himalayalar ve Türkiye'de doğal olarak yetişir.

Yaz-kış yeşil boylu orman ağaçlarıdır. Piramidal veya dar konik bir şelikde gelişme gösterir. Gövde genel olarak çatallanma göstermez, dallar gövdeye çevrel olarak dizilmiştir. Kozalakları yukarıya doğru dik olarak durur. Bu özelliği ile kozalakları aşağıya bakan ladinlerde ayrılır. Kökleri kuvvetli ve kazık köktür.

Göknar türleri genellikle yarı gölge ortamlarda iyi gelişme gösterir. nemli ve verimli orman topraklarını tercih ederler. Ancak nemli, kumlu, veya killi topraklarda da iyi gelişirler. Kireçli topraklardan hoşlanmazlar Hava nisibi nemini yüksek, yaz aylarını yağışlı ve serin olmasını isterler.

 

Sedir (Cedrus)

Pinaceae (Çamgiller) familyasından iğne yapraklı ağaç türlerine verilen ad.Tomurcuk çok küçük olup, az sayıda pullarla örtülüdür.

İğne yapraklar genellikle üç köşeli, yatay kesitlerinde bitişik iki adet reçine kanalı bulunmaktadır. Yapraklar uzun sürgünler üzerinde tek tek, seyrek ve dağınık olarak dizilirler. İğne yapraklar dökülmeden ağaç üzerinde 3-6 yıl kalırlar.

Bir evcikli çiçekler yalnız olarak terminal halde bulunurlar. Erkek çiçekler silindirik yapıda olup 5 cm uzunluğunda, sarı renkli ve kısa sürgün üzerinde dik dururlar. Dişi çiçekler daha küçüktür. 1-1,5 cm, yeşilimsi renkte olup döllenme ilkbaharda oluşmaktadır. Sedirler yarı ışık ağacıdır. Nem istekleri az, sıcaklık istekleri fazladır. Yetiştirilmeleri tohumla olur.

Kestane (Castanea)

Gençken düzgün olan gövde kabukları yaşlandıkça çatlaklı bir görünüm alır. Genç sürgünler yeşilimsi gri daha sonra kırmızımsı kahverengiye dönüşür. Geniş mızraksı veya dar eliptik yapraklar sivri uçludur. Yapraklar 16-30 cm uzunluğunda, 5-9 cm genişliğindedir. Kenarlı basit dişlidir. Dişler sivri uçlu, yukarıya doğru kıvrıktır. Üst yüzeyi parlak yeşil alt yüzü ise hafif tüylüdür.

Erkek çiçekler başak şeklindedir. Dişi çiçekler erkek çiçeklerin alt tarafında bulunur. Kupula 4 brahtecikten oluşur, üzerinde batıcı dikenler bulunur. Kupulanın içerisinde 3 tane yarım küre biçiminde parlak kızıl kahverengi tohum bulunur.

Kuzey Anadolu ve Marmara Bölgesi'nde yayılış gösterir. Genellikle meşe, kayın ve gürgen birlikte görülür.

Kayın (Fagus)

Fagaceae (kayıngiller) familyasının Fagus cinsinden değerli orman ağaçlarına verilen ad.

Kışın yaprağını döken orman ağaçlarıdır. Sürgünler pseudoterminal tomurcukludur ve yan tomurcuklar iki sıralı sarmal dizilirler. Çok sayıda pullarla örtülmüş bulunan iğ biçimindeki sivri uçlu ve büyük tomurcuklar sürgünlere yatık değil, onlarla açı yapacak şekilde dizilmiştir. Yaprak ayası dişli veya düzdür; nispeten kısa bir sapı, zamanla dökülen şerit halinde kulakçıkları vardır.

Diri odun soluk pembe-beyaz, öz odunu ise kırmızımtrak açık kahverengidir. Odunları sert ve ağırdır, kolay işlenir, kolay yarılabilir, şok mukavemeti genellikle yüksektir.

Ladin (Picea)

Pinaceae (çamgiller) familyasının Picea cinsinden Kuzey yarıkürenin ılıman ve soğuk bölgelerinde yayılış gösteren ağaç türlerine verilen ad. Uzaktan bakıldığında göknara benzese de piramide benzer tepesi ve sarkık dalları ile ondan ayırt edilebilir. Boyu 40-50 m'ye kadar ulaşabilir. İğne yaprakları kısa, sivri uçlu ve kesitli dört köşedir. Olgunlaşmış kozalağının pulları dağılmaz.

Kızılağaç (Alnus)

Betulaceae (huşgiller) familyasının Alnus cinsinden ağaç türlerine verilen ad. Kızılağaçlar genellikle pulsu görünümlü, grimsi kahverengi ya da beyaz renkli bir kabukla kaplıdır. Dallara almaşık olarak dizilen ve dökülene değin parlak yeşil rengini koruyan testere dişli, oval yaprakları vardır. Erkek çiçekler (tırtıl) ve dişi çiçekler (kozalak) genellikle ilkbaharda yapraklardan önce açar.

Odunu mobilyacılık ve tornacılık ile oymacılıkta ve kontrplak yapımında kullanılır. Islak topraklara dayanıklılığı ve toprak altında yayılan bir kök sistemine sahip olması gibi özelliklerinden ötürü toprak aşımının önlenmesi ve sel denetimi için akarsu kenarlarına, yetiştiği toprağı azotça zenginleştirmesi nedeniyle de asıl yetiştirilmesi istenen ağaçlardan önce öncü ağaç olarak fakir topraklara dikilir.
  • Ahşabın kendi ağırlığı az olduğundan temele ulaşan yükler de azdır .Temel daima ekonomiktir. Çürük zeminlerde fay hattı yakınlarında hatırlanmalıdır.
  • Ahşap, yani tahta farklı iklim koşullarına dayanır. İşlem görmüş tahtalar dahi kullanılabilir. Özel boyalar ve son aylarda ülkemizde de imal edilen şişe suyu fiyatına satılabilen sıvılarla yangın direnci yanmazlık sınırına kadar arttırılabilir. Çelik yapı 10 dakika içinde çökebilirken ahşap yapı en az bir saat kaçıp kurtulmaya zaman tanır. Emprenye edilerek yani kimyasal sıvılarla işleme sokularak çürüme ve böcek tahribatı tamamen önlenebilir.
  • Çok katlı olur bu bütün belgelerle kanıtlanmıştır .
  • 250 m² Ahşap bir yapının kaba montajının 5 günde temelinden halısına 1 ayda bitirilmesi mümkündür. Ülkemizdeki öncü uygulamalarda bu süreler rahatlıkla elde edilmiştir. Bu yapılar söküldüğünde çok az zayiatla yeniden kurulabilir. Onarım plan değişikliği çok kolaydır. Kullanıcıya ”bireysel müdahale” olanağı verir.
  • Montaj: insan gücü ile yapılabilir ve hava koşullarından etkilenmez. Aşırı sıcak ve soğuk, yağmur ve kar; ahşap hariç tüm yapı uygulamalarını engeller.
  • Montajdan hemen sonra tam yükleme yapılabilir. Böylece sağlamlığı denetlenebilir. İş bittiğinde yükünü almış yapı ayakta ise hep ayakta kalacaktır. Sonradan ortaya çıkan; kaynak hatası, eksik demir konulması, kalıbın erken alınması gibi hayati sonuçları olan, benzer yüzlerce imalat kusurunu taşıma riski sıfıra yakındır. Yani, deprem riski de daima sıfıra yakındır. Bu yüzden Amerika da konutların %90'nı deprem bölgesi Kaliforniya da ise %99'u ahşaptır. Kamu kullanımındaki büyük toplantı salonları yangın direnci, statik dayanımı ve 250 m kadar açıklık geçme olanağı nedeni ile artık bütün dünyada büyük bir çoğunlukla ve ihale ön şartı olarak ahşap kirişlerle örtülmektedir.
  • Ahşap kendi çevresi ile kimyasal dengededir! Etkilenmez ve etkilemez. Çevre ile uyumlu nedeni ile asırlar boyu hizmetini sürdürür. 600-700 yaşındaki camilerimiz, en güzel delildir.
  • Ahşap enerji dostudur imal edilirken ve inşa edilirken diğer yapı malzemelerine göre çok daha az enerji kullanılır. Ahşap evi ısıtmak için de çok daha az enerji harcanır. 10 cm ahşap, 160 cm betonun izolasyon değerine sahiptir.
  • Betonun karşım suyundan; sonraki sulamasına , çakılın büyüklüğünden, kalitesine, demirin kalınlığından; işleniş biçimine kadar yüzlerce faktörün bulunduğunu ve bu yüzden eldeki olanaklarla denetimin olanaksız olduğunu artık kabul etmeliyiz.
  • Ahşap dünyadaki tek dönüşümlü ve hammaddesi kullanıldıkça çoğalan yapı malzemesidir. Dünyada, ahşabı yapı sektöründe kullanan tüm ileri ülkelerin ormanları küçülmemekte aksine bilinçli ekim doğru bakım ve ekonomik değer kazanması sonucu her yıl % 1-3 oranlarında büyümektedir. Böyle bir kaynak çoğaltma şansı olmayan çelik yapıların dönüşümünde ise ahşaba göre 354 katı daha çok enerji kullanılmaktadır.
  • Biz hala betonarme yapıların daha sağlam nasıl yapılacağını tartışıyoruz. Gelin bu kısır döngüden vazgeçelim. Ve ahşabı tekrar saygın yerine kavuşturalım. Amerikanın, Kanada'nın, Avustralya’nın,İngiltere’nin, Fransa'nın, Almanya'nın Finlandiya'nın ve aklı başında tüm ülkelerin yaptığı gibi.
  • Amaç ahşap fanatikliği değildir. Ahşap; ülkemizde ve dünyada görüldüğü gibi çelik, beton, taş ve kerpiçle mükemmel bir uyum içinde kullanılabilir. Gerektiği yerde ve gerektiği biçimde.
  • Şehirler ortalama 20 yılda rant ve fonksiyon farklılaşması ile kabuk değiştirir. Biz bu günden itibaren akıllıca davranmaya başlarsak ve Tanrı bize bu kadar yıl avans verirse, tüm deprem riskinden 20 yıl içinde tamamen kurtuluruz.
  • Toplumda bu bilincin yerleşmesi amacı ile çalışmaya başladığımızda üniversitelerin; gerekli dersleri, belediyelerin; gerekli yönetmelik maddelerini koyduğunu ve bu işi bilenlerin çoğaldığım göreceğiz.İnanın hiç de zor değil. İnsan hayatını kurtarmak için, enerji öncelikli, ekolojik ve sağlıklı bir gelecek için mutlaka değecektir. Ders alınmış geçmiş ise, başarılı geleceğin güvencesi olacaktır.